Türkiye dışında yaşayan Türklerle ilgili herşey!


Avrupa’da Türk paniği

AB ülkeleri vize ücreti adı altında Türkler’den milyarlarca Euro haraç aldı. Adalet Divanı kararından sonra bu paraların iadesi gündemde… Yeni düzenleme iltica başvurusu netleşmemiş binlerce Türk için de umut oldu.

Avrupa Adalet Divanı’nın (ATAD) kararından sonra binlerce Türk, başta Londra olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde vizesiz oturum hakkından yararlanmak için avukatlık bürolarına akın etti.

Yeni düzenleme iltica başvurusu netleşmemiş binlerce Türk için de umut oldu. Bu arada, Türk vatandaşlarının hakkını aramak için mahkeme yoluna gitmesi Avrupa ülkelerinde paniğe yol açtı. 25 AB ülkesi ATAD’ın kararı karşısında ne yapacağı konusunda çözüm yolları arayışına girdi. Öte yandan Londra Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr İhsan Yılmaz, ATAD’ın aldığı son kararın Türk işadamları için tarihi bir fırsat olduğunu söyledi.

FIRSAT YAKALADIK

ATAD’ın Londra’da yaşayan Veli Tum ve Mehmet Darı’nın başvuruları üzerine 20 Eylül’de verdiği kararla, Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahat etmelerinin önünü açtığını belirten Yılmaz “Mahkemenin kararı bağlayıcıdır ve 25 ülkeyi kapsar. Bu şu demektir bir Türk vatandaşı herhangi bir AB ülkesine hizmet sunumu ya da edinimi için gideceği zaman kendisinden vize istenemez. Bu açıdan tarihi bir fırsat yakalanmış oldu” dedi.

Halen Londra’da yaşayan 200 bini aşkın Türk’ün gözünün son düzenlemede olduğunu belirten Dr Yılmaz, binlerce insanın aynı anda konsolosluklara başvurarak fiili bir durum oluşturmaları gerektiğine dikkat çekiyor; “Gerek Londra‘da gerekse de İstanbul ve Ankara’da konsolosluklara başvuru yaparak fiili durum oluşturmak gerekli. Eğer vizesiz seyahat ve oturum izni verilmiyorsa bunu kayıt altına aldırıp ATAD da tekrar dava açılabilir.

İlgili ülkeler yüklü tazminat davalarına muhatap olacakları için kısa sürede hukuki düzenleme yapacaktır. Bu nokta da TOBB gibi İTO gibi meslek odalarına büyük iş düşüyor.” Şeklinde konuştu. Yılmaz, ATAD’ın son düzenlemesi sayesinde iltica başvurusu olumsuz sonuçlanmış yaklaşık 30 bin Türk ile halen başvuruları inceleme aşamasında olan 15 bin Türk’ün de Londra’ya yerleşme imkânına sahip olacağını bildirdi.

Bugün 25.09.2007 - Haber7

2. AVRUPA ŞİİR YARIŞMASI

Posted in AB,HOLLANDA,TÜRK EDEBİYATI,TÜRK ŞİİRİ tarafından dtcf Eylül 11, 2007

romanist 12-05-2005,

Plaform Dergisinin Düzenlediği 2. Avrupa Şiir Yarışmasının Ödüleleri Sahiplerini buldu

Platform Dergisinin düzenlediği 2. Avrupa şiir yarışmasında dereceye girenlerin ödülleri Amsterdam NH North Otelinde yapılan bir geceyle sahiplerine verildi. Erzurum Üniversitesi öğretim görevlisi Rıdvan Canım, ressam/şair Nuri Can, VU İlahiyat Fakültesi öğretim görevlisi Fatih Okumuş ve şair/yazar Hüseyin Kerim Ece’den oluşan jüri tarafından, 116 eser arasından seçilen Orhan Aras’a ait ‘Ağlama Ne Olursun’ şiiri birinciliğe laik görüldü.

Gecenin açış konuşmasını yapan Platform Dergisinin yazı işleri müdürü Fuat Aslan: ‘Platform Dergisinin Hollanda’da 8 yıldır düzenli olarak yayınlanan bağımsız, ilkeli, dürüst bir haber dergisi olduğunu belirterek, dergimiz, PLATFORM: dayanılan düşünce ya da düşüncelerin tümü, adına yakışır bir şekilde, her türlü görüşe saygı duyan ama hiç bir kurum ve kuruluşla organik bağı olmadan yayın hayatını sürdürmektedir.’ Dedi. Bu tür şiir yarışmalarından amaçlarının bu güne kadar her hangi bir nedenle fırsat bulamamış olan yeteneklere fırsat vermek ve onları yeniden Türk edebiyatına kazındırmak olduğunu belirtti.

Geceye konuşmacı olarak katılanlardan ressam/şair Nuri Can, Avrupa’da Türk Edebiyatının Geliştirilmesi İçin Neler Yapılabilir? Konusuna eleştirisel bir yaklaşım sergileyerek, ‘bugün kü köşe başını tutan edebiyatçıların kendilerinden başkasını görmediklerini’ söyleyerek, Türk edebiyatının geleceğinden umutluyum ya da umutsuzum desem ayıp olur diye sitem etti.

Süreli Yayınlar ve Bunun Avrupa’daki Türk Edebiyatına Katkıları konusunda görüşlerini açıklayan Avrupa Türk Demokratlar Birliği Hollanda başkanı Veyis Güngör, ‘yeterince Türk yazarı yetiştiremedik’ dedi. Bu sorunu aşmak için Hollanda yazarlar birliğinin kurulduğunu anlatan Güngör, burada yaşayan gençlere yazar olarak yetişmeleri için imkan sağlayacaklarını söyledi. Hollanda’da Türkçe olarak yapılan yayınların Türk dili ve edebiyatına olan katkılarının azımsanamayacağını söyleyen Güngör, bir çok toplantıda ‘gurbet edebiyatının yalnız Türklere özgü’ bir şey olduğunun söylendiğini hatırlattı. Türk yazarlarının Hollanda basınında da yazmasının entegrasyon için önemli olduğunu söyledi.

Türkçe’mizin Yaşatılması ve Edebi Çalışmalar konusunda anadilin önemini anlatan Tilburg Üniversitesi öğretim görevlisi Kutlay Yağmur, Orta Asya’daki Türklerden verdiği örneklerle anadilin varlık nedenimiz olduğunu söyledi. Türkçe’nin bir öğretim dili olmayacağı yönündeki tezleri savunanları eleştiren Yağmur, Türkçe ile zaten yıllardır eğitim yapıldığını ve bunu tartışmanın bile yersiz olduğunu söyledi. Bazı örgüt yöneticilerinin Hollanda’da Türkçe olarak yayınlanan dergi ve gazetelerin entegrasyonu engellediğini söylemlerini hatırlatan Yağmur, ‘bunlar asimilasyona çanak tutanlardır’ dedi.

Şiir ve Dil İlişkisini Fuzuli’den örnekler vererek anlatan VU İlahiyat Fakültesi öğretim görevlisi Fatih Okumuş, ‘kelimeler şiirin malzemesidir’ dedi. Eğer kelimeler fakirleşirse şiir yazmak şurada dursun kendi aramızda bile anlaşamayız diyen Okumuş, kelimelerin de tek başına bir şey ifade etmeyeceğini, bunların iyice işlenmesi gerektiğini söyledi. Belki o zaman ortaya bir şeyler çıkabilir diyen Okumuş, o da beğenilir ya da beğenilmez. Ona da dinleyiciler karar verir dedi.

Platform Şiir Yarışmasıyla ilgili olarak teknik bilgiler sunan jüri üyesi şair/yazar Hüseyin Kerim Ece, kendilerine ulaşan 116 eseri daha önce jürinin belirlediği kriterler doğrultusunda, titizlikle değerlendirdiklerini ve oy biriliği ile aşağıda belirtilen şiirleri derecelendirdiklerini anlattı.

KomforTours, For Finance Türkiyem, Deniz Matbaası ve Laz Horeca’ın sponsorluğunu üstlendiği geceye CDA milletvekili Nihat Eski, VU ilahiyat fakültesi öğretim görevlisiDr. Aslan Karagül ve bir çok şair ve gazetecinin yanı sıra kalabalık bir dinleyici kitlesi katıldı. Geceye
katılan davetliler, dereceye giren yarışmacıların ve salonda bulunan misafir şairlerin şiirlerinin dinletisi ozan Çağlari’nin buram buram Anadolu kokan güzel türkülerine karıştığı şiir dolu, türkü dolu eğlenceli bir gece geçirdiler. Gelecek yıl yapılacak olan Platform Dergisi şiir yarışmasında yeniden buluşmak dilekleriyle ayrıldılar.

DERECEYE GİRENLER

BİRİNCİ: Orhan Aras AĞLAMA NE OLURSUN
İKİNCİ: Hande Çalışkan DÜŞLERİM VARDI
ÜÇÜNCÜ: Mansur İlhan Yakar NASİHAT

MANSİYONLAR

MANSİYON: Aslan Karagül AH İSTANBUL, İSTANBUL
MANSİYON: Hande Çalışkan HİÇ GİTME
MANSİYON: Nurettin Ceran GURBET

MANSİYON: Zayim Cemal EN BÖLÜNMEZ PARÇALARA AYIRDIM YİTİK ARZULARIMI
MANSİYON: Leyla Kaygun Yeni yıla girerken

ÖDÜLLER

Yarışmanın ‘Ağlama Ne Olursun’ adlı şiiri ile birincisi olan Orhan Aras:
KomforTours’dan Türkiye’ye gidiş-dönüş bileti, Platform Dergisinden 50 euro değerinde kitap ve bir yıllık Platform Dergisi Aboneliği;
‘Düşlerim Vardı’ adlı şiiri ile ikinci olan Hande Çalışkan:
Platform Dergisinden 200 euro değerinde kitap ve bir yıllık Platform Dergisi Aboneliği; ‘Nasihat’ adlı şiiri ile üçüncü olan Mansur İlhan Yakar:
Platform Dergisinden 150 euro değerinde kitap ve bir yıllık Platform Dergisi Aboneliği ile ödüllendirildiler.

Mansiyon dalında dereceye giren diğer beş eserin sahipleri Platform Dergisi tarafından 50 euro değerinde kitap ve birer yıllık Platform Dergisi Aboneliği ile ödüllendirildi.
Beğenilen on beş eser sahipleri birer yıllık Platform Dergisi Aboneliği ile ödüllendirildiler.

BEĞENİLEN 15 ŞİİR

BU DAĞLAR MASAL DAĞLAR Orhan Aras
ŞAİR’İN DESTANI Mansur İlhan Yakar
TERS ÖĞÜT DESTANI Mansur İlhan Yakar
BAZEN… Famile Arslan
BİR DELİ SEVDASI Orhan Aras
BAK SEN YOKKEN Ezgi Gürçay
FİKİR ÇİLESİ Şerafettin Özdemir
BEN ÖĞRETMENİM Nurettin Ceran
GELDİLER, GELENLER DÖNMEDİ GERİ Şerafettin Özdemir
ASLA Yasemin Gümüş
GERGEF DOKUMUŞ HAYALLERİM Ezgi Gürçay
ÇOCUKLUĞUMU İSTİYORUM Zayim Cemal
DEĞİŞİM Nizam Yiğit
BİR MEKTUP Leyla Kaygun
GİDİYORUM Gültekin Eser

YARIŞMA SÜRESİ UZATILDI

Posted in HOLLANDA,MEVLANA,TÜRK EDEBİYATI tarafından dtcf Eylül 11, 2007

Mevlana Şerefine Yarışma Yapılcak
11 Temmuz 2007 15:49:08
“2007 Mevlana Yılı”nda Hollanda Türk Yazarlar kulübü para ödüllü bir kompozisyon yarışması düzenledi.

2007 yılı “Mevlana Yılı”seçildi, şerefine yarışma bile düzenleniyor.

UNESCO kararıyla 2007’nin Mevlana yılı seçilmesinden dolayı Türkevi önderliğindeki Mevlana yılı kutlama komitesinde yer alan Hollanda Türk Yazarlar kulübü para ödüllü bir kompozisyon yarışması düzenledi.

Yarışmanın konusu insanlığın şu anda en çok gereksinmesi olduğu haslet. Yani Birlikte Yaşama Sanatı!…

Yarışmada birinci gelen 500 euro ikinci gelen 300 euro, üçüncü gelen ise 200 euro para ödülü verilecek.

Beş kişiye de 50 euro değerinde özendirme ödülü verilecek.

Yarışmaya son katılım tarihi ise 29 Ekim 2007.

Katılım şartları ise şunlar;

* 16 yaşından büyük olmak.

* Avrupa’daki(şimdilik Türkiye hariç) herhangi bir ülkede sürekli oturuyor olmak.

* Türkçe olarak yazmak.

* Metinlerin 400 kelimeden az, 1200 kelimeden fazla olmaması.

* Genel gramer ve yazım kurallarına uygun olmayan özensiz metinler (ı,ç,ğ,ş, ü,ö’lere dikkat lütfen) yarışmaya dahil edilmeyecektir.
* Jüri birinciliğe değer bir metnin yokluğunda bu ödülü askıya alabilir.

İrtibat adresi:

S.Yemni

Pres. Brandstr.320
1091 WS Amsterdam
HOLLAND

HOLLANDA’NIN POLİTİKALARI

Posted in HOLLANDA,POLİTİKALARI tarafından dtcf Eylül 11, 2007

Hollanda Kraliçesi, Türkiye’ye moral vermeye geliyor
Funda Özkan

15/02/2007 (1086 kişi okudu)

Kamuoyunda son dönemde Türkiye’nin AB mücadelesine yönelik desteğin düşmesinin başlıca nedeni AB ülkelerinin tutumu. Sokaktaki insan artık ezbere biliyor ki özellikle Almanya, Fransa, Avusturya ve Hollanda Türkiye’nin birliğe dahil olmaması için koşul üstüne koşul öne
sürüyor, Türkiye’ye karşı çifte standart uyguluyor.
27 Şubat’ta çok önemli bir misafir geliyor, Türkiye’ye, Hollanda Kraliçesi Beatrix. Tarihinde ilk defa bir Hollanda Kraliçesi Türkiye’yi ziyaret etmiş olacak. Lahey’de sohbet ettiğimiz Hollanda Dışişleri Bakanı Dr. Bernard Bot’un söylediğine göre Kraliçe, Türkiye’ye moral vermek için geliyor. Bir de şunu dile getiriyor Bakan Bot:
“Bu sıradan bir ziyaret değildir. Tam da Hollanda’nın, Türkiye’nin AB üyeliğine destek vermediği izlenimlerinin yaygın olduğu dönemde, aksini ispatlamak için gerçekleştiriliyor.”
Hollanda hükümeti ve devleti, Kraliçe’nin ziyaretine bir yandan dört dörtlük hazırlanırken, bir yandan da Hollanda’nın Türkiye tavrını doğru anlatabilmek amacıyla Türkiye’den beş gazeteciyi ülkelerine davet ettiler. Pazartesinden bu yana dört gazeteci olarak (bir meslektaşımız vize işlemlerine sinirlendiği için daveti reddetti) dur durak bilmeden, yetkili tüm kurum temsilcileriyle görüşüyoruz. Önceki gün sohbet ettiğimiz Dışişleri Bakanı Dr. Bernard Bot, Türkçe ‘Hoşgeldiniz’ diyerek karşıladı bizi. “4-5 hafta kalsam yeniden Türkçeme kavuşurum” diyen, Hollanda’nın 1980’lerdeki Türkiye Büyükelçisi Bot bakın neler anlattı:
“Hollanda Kraliçesi’nin Türkiye’ye ilk ziyareti olacak. Bu sıradan bir ziyaret değildir. Tam da Hollanda’nın, Türkiye’nin AB üyeliğine destek vermediği izlenimlerinin yaygın olduğu dönemde, aksini ispatlamak için gerçekleştiriliyor. Türkiye-Hollanda ilişkilerinin sürekli,
somut olduğunun beyanı için yapılmaktadır ve ilişkilerin daha da gelişmesine hizmet edecektir.”
“Siz de gelecek misiniz?” diye sorduk. Bakan Bot, şu yanıtı verdi:
“Hâlâ Dışişleri Bakanlığı koltuğunda oturuyorsam, evet. Oturmayacağıma dair söylenti daha yüksek. Her halükârda yeni Dışişleri Bakanı, Kraliçe’ye eşlik edecektir.” (Kasım 2006’da genel seçimleri yapan Hollanda’da halen hükümet kurulmadı. Ancak bu hafta içinde bir koalisyon hükümetinin kurulması bekleniyor.)
Hollanda Kraliçesi, 27 Şubat-2 Mart tarihlerinde Türkiye’de olacak. Ankara, İstanbul, Kayseri’ye gidecek. “Neden Kayseri?” sorumuza da Bakan Bot, şunu söylüyordu:
“Gezinin kapsamını biz tek başımıza karar vermiyoruz, Türk hükümetinin de
görüşlerini alıyoruz.”
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Kayserili olmasının etkisi var mı acaba?
Bakan Bot, “Gül’ü uzun yıllardır tanıyorum, kendisi yakın arkadaşımdır. Muhakkak onun da bir rolü olmuştur. Aynı zamanda Kayseri’nin, Türkiye’nin modern sanayileşmesinin ve gelişiminin örnek bir kenti olduğunu biliyoruz. Bu arada çok kalabalık bir işadamı ordusu, 40 kişi kadar Kraliçe’ye eşlik edecek. Çokuluslu şirketlerden tutun, küçük ve orta ölçekliye kadar her seviyede işletme Türkiye ile iş kapasitesi artırma hedefinde” yanıtını veriyordu.

‘Rice’a kapıları kapatmayın dedim, dinlemiyor’
Irak, Suriye, İran, Filistin meselelerini ele aldığımızda Ortadoğu’ya ilişkin görüşünüz nedir?
Bot: Bu kompleks bir mesele. Ortadoğu’nun meseleleri ancak toptan çözülebilir. Örneğin İsrail-Filistin meselesini tek başına çözemezsiniz. Golan Tepeleri meselesi de çözülmeden, Filistin-İsrail meselesi çözülemez. Irak’a kapsamlı çözüm de İran, Suriye, Lübnan meseleleri çözülmeden, sağlanamaz. Mekke anlaşmasını ele alalım, Hamas ile El Fetih arasında anlaşma yapmak üzere anlaşma yapıldı ama ortada somut bir çözüm yok. Irak’ta durum daha da zor. Çeşitli ortamlarda İran ve Suriye Dışişleri bakanlarıyla görüşüyorum. Böyle bir kompleks meselenin çözümünde herkes ile diyalog içinde olmak gerekir. Güvenlik Konseyi, İran ile ilgili çeşitli yaptırım kararları alabilir. Ama önemli olan diyaloğun devamıdır. Diyalog hiçbir zaman kesilmemelidir. Bir ülkeyi izole etmek hiçbir zaman işe yaramaz. Aksine izolasyon o ülkeyi radikal akımların etkisi altına sokar.
Herkesle diyalog içinde olmak ve herkese kapıyı açık tutmak ilkesini, ortak müttefikimiz ABD’ye de tavsiye ediyor musunuz?
Bot: Çeşitli ortamlarda bunu dile getirdim. Daha birkaç hafta evvel Bayan Rice’a kapıların kapanmaması gerektiğini söyledim. Ama Rice bana, Suriye’nin şeytan ekseninin bir parçası olduğunu söylüyor. Rice bunları bana söylediğinde yanımızda başka bakanlar da vardı, birlikte yemekteydik. Zaten Başkan Bush’un İran ve Suriye ile diyalog kurulması teklifini reddettiğini biliyoruz. ABD ile aramızda mükemmel bir ilişki var ama bazı konularda fikirlerimizin tam olarak üst üste oturmadığını görüyoruz.
ABD’nin İran’ı vurma ihtimali var mı?
Bot: Afganistan’da, Irak’ta askeri ve parasal açıdan çok büyük yükümlülüklere girdiği bir dönemde böyle bir saldırı beklemiyorum. Avrupalı liderler, İran’a askeri müdahaleye karşı. Nükleer santral krizine barışçı çözüm bulmalıyız.

‘Pes etmeyin, AB yolunda yürüyün’
Hollanda Dışişleri Bakanı Bot’a Türk kamuoyundaki, ‘Hollanda kamuoyunun, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğu’na dair kanaatini vurguladık. Bakan
Bot şunları söyledi:
“Ben her zaman Türkiye’nin AB’ye üye olması gerektiğini, Türkiye’nin üyeliğinin AB’nin de çıkarına olduğunu söyledim. Hollanda halkı, genişlemiş bir AB’de Türkiye’yi görmek istiyor. Ama üyeliğin gerçekleşmesi için Türkiye’nin Kopenhag Kriterleri’ni tam anlamıyla yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Genel kanı, Türkiye’nin bu kriterlerin henüz bir kısmını yerine getirdiği şeklinde. Türkiye’nin üye olması için daha zamanı var. Ben şahsen Türkiye’yi 40 yıldır takip ediyorum, Türkiye’yi hep bir gelişme içinde görüyorum. Özellikle Erdoğan hükümetinin son üç yılda bu yolda kat ettiği mesafe çok etkileyicidir. Hollanda kamuoyu kriterlerin yasalar bazında yerine getirildiğini, ancak uygulamada hâlâ sıkıntı olduğunu düşünmekte. Mesela insan hakları konusunda, Kürt yazarların fikirlerini beyan etme konusunda, Orhan Pamuk’un başına gelenler, 301’in bir türlü değiştirilmemesi Hollanda kamuoyunu tabii ki olumsuz etkiliyor. Bu yüzden üyelik zaman alacak.”
Kopenhag Kriterlerini yerine getirmesi halinde tam üye olabilecek mi?
Bot: Kriterleri yerine getirirse üye olmaması için neden görmüyorum. 1960’lardan beri ben her zaman Türk dostlarıma pes etmeyin, yolunuzda ısrarla yürüyün, mücadelenize devam edin diyorum. Sonunda başaracaksınız. Şu anki tepkilere de fazla kulak asmayın. Avusturya, Fransa tepki veriyormuş gibi gözüküyorlar ama siyasette bir yıl şöyle konuşulur, bir sonraki yıl böyle. Bu arada Avrupa’daki insan gücünüzü göz ardı etmeyin. Sizin insanlarınız Avrupa’da yaşıyor. Örneğin Hollanda’da 400 bin Türk asıllı insan var ve bunlar çeşitli görevler alıyorlar, toplumu etkiliyorlar. Onların pozitif etkisiyle artan sayıda Hollandalı Türkiye’ye gitmeye başladı ve gördüklerinden çok etkileniyorlar. 10 yıl içinde çok şeyin değişeceğini göreceğiz, hem Türkiye’de hem de Avrupa kamuoylarında.
Biz Türk kamuoyu olarak hazmetme kapasitesi kavramının salt Türkiye’nin önüne engel çıkarmak için kullanıldığını düşünüyoruz
Bot: Tabii ki böyle bir durum var. Türkiye 70 milyon nüfusuyla, AB’de Almanya’dan daha büyük olacak. Bulgaristan veya Romanya kadar olsaydınız, hazmetme kapasitesi olmayacaktı. Siz Bulgaristan veya Romanya değilsiniz.
Avrupa’daki İslam fobisi, Türkiye hakkındaki kararlarda etkili oluyor mu?
Bot: Hayır, dinsel kaygılar o kadar da rol oynamıyor ama son dönemdeki teröristlerin büyük çoğunluğunun radikal İslamcı olduğunu da göz ardı edemeyiz. İslamcılık meselesini basın da biraz büyütüyor. Radikal İslamcılar, Müslüman dünyasının çok küçük bir bölümünü teşkil ediyor. Hollanda’da yaşayan Müslümanların yüzde 99’u makul ve barışsever insanlardır, onların köktendincilikle alakası yok. Türkiye’de bulunduğum yıllarda İslam konusunda çalıştım ve Türkiye’deki insanların büyük çoğunluğunun makul ve modern insanlar olduğunu biliyorum.

HOLLANDA YAZARLAR / KULÜBÜ

Posted in HOLLANDA,TÜRK EDEBİYATI tarafından dtcf Eylül 11, 2007

2006`ya Hollanda Yazarlar Kulübü`yle merhaba!

Veyis GÜNGÖR
(15.02.2006)

Veyis Güngör
info@veyisgungor.com

Geçen yıl coşkuyla Hollanda`ya gelişimizin 40. yılını kutladık. Bu çerçevede Hollanda`da ve Türkiye`de çok çeşitli etkinlikler organize edildi. Bu yıl 41. yılı geride bıraktık. İnsanın 41 kere maşallah diyesi geliyor biran. Ve o an insan derinlere doğru dalıp gidiyor. Bizim nesil göçün ikinci yarısına tanıklık etti. Ama iyi tanıklık etti. Tabir yerindeyse göç serüvenini iliklerine kadar yaşadı.

Ve yıllar birbirini takip etti gitti. Geldik şimdi 2006 yılına. 1964 yılında Amsterdam`a, Rotterdam`a veya bir başka kente gelen Ahmet`in, Mehmet`in oğlu veya kızı bugün çok farklı yerlerde, konumlarda. Beklenmedik bir değişim ve gelişim yaşadık Hollanda Türkleri olarak bu geçen kırk yıl içinde. Burada kırk yılda yaşadıklarımızı yazabilmem imkânsız. Ancak sadece bir konuda oldukça sınırlı bir deneme yapabilme şansım var. Konuyu genel hatlarıyla örgütlenme halimizle sınırlandıracağım. Son aylarda muhtemelen farklı gazetelerde okuduğunuz gibi, örgütlenme modelimizde bir farklılaşma yaşanmakta. Söylemlerde bir değişme var adeta. Hiçbir araya gelemeyecek insanların bir amaç doğrultusunda bir araya gelmeleri gözlemleniyor son zamanlarda Hollanda Türkleri arasında.

Demek ki yeni şartlar yeni ihtiyaçları beraberinde getirmektedir. Bundan otuz yıl önce hatta yirmi yıl önce Hollanda`da Türk Yazarlar Kulübü kurmaya kalksanız, belki insana gülmezlerdi ama garip garip bakarlardı. Ancak yıllar ilerledikçe insanların ihtiyaçları da değişmektedir. O yıllarda insanımızın ihtiyaçları belki dini ibadetlerini yapabilecekleri camiler kurmak, açmak ve inşa etmekti. Ya da aynı ideolojiye inanmış insanların bir araya gelip birlikteliklerini ilân ederek farklı dernek ve vakıflar kurmaktı.

Oysa aradan geçen yıllar içinde hem içinde bulunduğumuz toplumun kurum ve kuruluşlarından etkilenmeler hem karşı karşıya kaldığımız sosyal şartlar bizleri farklı alanlarda da örgütlenmeye sürükledi.

Gerçi ideolojik boğuşmalar bizi bir hayli oyaladı. İlerlememizi neredeyse erteledi. Bizimle aynı göç serüvenini paylaşan Fas`lılarla kıyaslandığında bireysel sosyalleşmede ya da entegrasyonda ya da başarıda biraz daha gerilerde olduğumuz söylenebilir mi bilemiyorum. Her ne kadar kendimizi `en iyi örgütlü grup` olarak lanse etsek de, -belki de öyleyiz- bazı alanlarda meselâ birlikte çalışmada daha çok yiyecek ekmeğimizin olduğu söylenebilir. Biraz önce ifade ettiğim ideolojik boğuşmalar bireysel başarılarımıza taş koydu, kendimiz gibi düşünmeyenlerin ilerlemesine bilerek veya bilmeyerek engel olduk. Çünkü o zamanlar bir çoğumuz ideolojik düşünüyorduk. Bireylerin kalitesini ve başarısını gözümüz bir türlü görmüyordu.

Bireylerin hangi siyasi gruba ait veya yakın olduğuna bakılıp, ilişkilerde öyle tavır alınırdı. Ne kadar yanlış ve önyargılı bir davranış kalıbı.

Şükürler olsun o dönem, tam anlamıyla olmasa bile artık gerilerde kaldı. İdeolojik düşünmede takılıp kalanlara diyecek bir lâfımız yok. Onlar o anlamsız yükü çekmeye devam edebilirler.

Ve Hollanda`da Türk göçünün ikinci kırk yılında, yeni şartlarda, kaliteye ve başarıya inanan ve ortak amaç doğrultusunda birliktelik içine giren yani kendini aşan bireylere merhaba diyoruz. Dün nerede ve kimlerle olduğuna değil, bugün nerede ve ne söylediğine bakarak bir araya gelen canlara selam olsun. Ait olduğum topluma birşeyler vermem gerek diyerek birbirlerine destek verenlere selam olsun. Yıllardır enerjimizi ve ömrümüzü hep birbirimizle uğraşmayla harcadık, artık bundan sonra enerjimizi dışa dönük harcamak gerek inancıyla yeni oluşumlara sebep olanlara merhaba!.

İşte merhaba denilecek yeni bir oluşum da bir kaç hafta önce Hollanda`da oluşturulan Türk Yazarlar Kulübüdür.

Bu fikir nereden doğdu? diye sorulabilir. Bir çoğumuzun bildiği gibi Hollanda Türkevi yıllardır Türkiye dışında yayın yapmakta olan Türkçe süreli yayınları bir araya getirir ve çeşitli konularda tartışılır, konuşulur ve kararlar alınır. Ve alınan kararlar uygulanır. Bu toplantıların beşincisi 10 Eylül 2005 tarihinde Amsterdam`da düzenlendi. Şair ve Yazar Yavuz Nufel`in teklifi ve katılımcıların desteğiyle toplantıdan çıkan bir karar da Hollanda Yazarlar Kulübünün oluşturulmasıydı. Bu karar doğrultusunda Sadık Yemni, Hüseyin Kerim Ece, Şaban Kumcu, Murat Tuncel, Yavuz Nufel, Yusuf Alan, Ahmet Demirhan, Alparslan Kılıç, Harun Bildik, A. Suat Arı, Dr. Halit Umar, Fatih Okumuş ve bu cümlelerin yazarı Amsterdam`da bir araya gelerek sözkonusu Yazarlar Kulübü`nü oluşturdular. Daha sonraki toplantıda bu isimlere Hatice Onat, Bülent Türker, Nuri Can, Kazım Ocak, Ali Çimen, Mesut Balık ve Basri Doğan katıldılar. Ve böylece Hollanda`da uzun zamandır özlemi çekilen Kulüp oluşturuldu.

Kulübün genel amacı şöyle: Bir yandan sanat, edebiyat ve düşünce alanında faaliyet gösteren yazarlarımız arasında bir iletişim ortamı oluşturmak ve diğer yandan da bu iletişim ortamının ve ortaya çıkacak birikimin, genç nesillere aktarılmasını sağlamak. Peki bunu pratikte nasıl gerçekleştirecek? Evet bu amacı gerçekleştirmek için Yazarlar Kulübünün gündemine aldığı ilk faaliyet, Avrupa`da yaşayan genç öykü ve deneme yazarlarını teşvik etmek amacıyla ödüllü bir yarışma düzenlenmesi oldu.

Buna göre Avrupa`daki gençlerimiz öykü ve deneme dallarında yarışacaklar. Öykü için konu sınırlandırılmasına gidilmezken, deneme için genç kalemlerin Çok kültürlülük bir ütopya mı? konusundaki kompozisyonları değerlendirmeye alınacak. Oluşturulan jüri, gençlerimizin emeklerini değerlendirecek. Gençlerimizin her iki dalda metinlerde en fazla sekiz A4 sayfa yazmaları beklenmekte. Yarışma için son katılım tarihi 15 Mart 2006 olarak belirlenirken, yarışmada derece alanlar 22 Nisan tarihinde düzenlenecek bir törenle ödüllerine kavuşacaklar.

Yarışma bununla bitmiyor elbette. Yarışmada dereceye girenlere Türkevi`nin desteğiyle ödüller verilecek. Ödüller her daldaki birinciye 400, ikinciye 250 ve üçüncüye de 100 Euro olarak belirlenmiş. Ayrıca dereceye giremeyen, ancak eserleri başarılı bulunan gençlere de çeşitli mansiyonlar verilecekmiş.
Eee, artık bize de Haydi gençler, hep beraber kalemlere sarılalım demek düşer..

Önemli not:Gençlerimiz Öykü ve Denemelerini: S.Yemni, Pres. Brandstr.320, 1091 WS Amsterdam adresine veya s.yemni@hetnet.nl iletilebilir.

Hollanda`daki Türk yazarlar kulüp kurdu

Hollanda `da yaşayan bir grup Türk yazarın girişimiyle `Türk Yazarlar Kulübü ` kuruldu. Başkent Amsterdam `da bir araya gelen yazarlar, toplantı sonrasında yaptıkları yazılı açıklamada, sanat , edebiyat ve düşünce alanında faaliyet gösteren yazarlar arasında iletişim ortamı oluşturmak ve bu iletişim ortamının yaratacağı birikimin genç nesillere aktarılmasını sağlamak amacıyla `Türk Yazarlar Kulübü ` kurulduğunu duyurdu. Yazar Sadık Yemni `nin başkanlığını üstlendiği kurum, Türk gençlerini yazmaya özendirmek ve var olan yetenekleri ortaya çıkarabilmek için ödüllü yarışmalar ve yazarlık kursları düzenleyecek.Türk Yazarlar Kulübü `nün çekirdek kadrosunu, Hüseyin Kerim Ece , Şaban Kumcu , Murat Tuncel , Yavuz Nufel , Yusuf Alan , Veyis Güngör , Ahmet Demirhan , Alparslan Kılıç , Harun Bildik, Ahmet Suat Arı , Dr. Halit Umar ve Fatih Okumuş oluşturuyor.

2005-11-30 08:39:40 Yeni Şafak

Hollanda’da, KIBATEK ödülleri verildi

Kısa adı KIBATEK olan Kıbrıs, Irak, Balkanlar, Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu’nun 2005 yılı uluslararası edebiyat ödülleri, Hollanda’da düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Bu yıl iki kişiye verilen ödüllere, Amsterdam Türkevi Araştırmaları Merkezi Başkanı Veyis Güngör ile şair-yazar Yavuz Nufel layık görüldü.
Amsterdam’da düzenlenen ödül törenine katılan kurum yönetim kurulu üyelerinden Fadıl Ünal, kurumun oluşturulduğu 1998 yılından bu yana, her yıl bir ülkede, Türk edebiyatına yapılan katkılardan dolayı ödül verdiğini hatırlattı.

Ünal, bu yıl için, Veyis Güngör’ün Türkçenin Hollanda ve öteki Avrupa ülkelerinde yaşatılması ve kurumsallaşması için araştırması, yazar olarak gösterdiği çabalar ve bu yönde düzenlediği etkinlik, Yavuz Nufel’in de Hollanda’da Türk şiirinin etkili ismi olması dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü belirtti.

Güngör, ödülünü Rotterdam Başkonsolosu Mustafa Sına Yurtoğlu’nun, Nufel de Yazar Sadık Yemni’nin elinden aldı. Ödül dağıtım töreninin ardından, “Türk Edebiyatı’nın Batı Avrupa’da Oluşumu” adıyla tartışmalı toplantı yapıldı. Toplantıya, başta Türkiye olmak üzere, Macaristan, Belçika, Hollanda, KKTC gibi değişik ülkelerden çok sayıda yazar, şair, sanatçı ve Türkolog katıldı.

Avrupa’da Türk edebiyatı

Toplantıda ağırlıklı olarak “göçmen edebiyatı ve göçmen yazar” kavramının ne anlam ifade ettiği konusu gündeme geldi. Hollanda’da yaşayan yazarlar, bu tanımlamaya karşı çıktı.

Yavuz Nufel, göçmen edebiyatı, göçmen yazar, Almancı yazar, gurbetçi şair gibi nitelemelerin, İstanbul’da basında köşe başını tutmuş eleştirmenlerin yakıştırması olduğunu vurguladı ve aynı dili konuşan ve yazan kişilerin edebiyat içinde farklı nitelenemeyeceğini vurguladı. Yazar Şair Nuri Can da göçmen edebiyatı nitelemesiyle yurtdışındaki Türk yazarların aşağılandığını belirtti ve bu nitelemelerin edebi açıdan anlamı olmadığını belirtti.

Nuri Can, Batı Avrupa’da yaşayan yazarların doğal olarak yaşadıkları ülkelerin izlerini çalışmalarına yansıtacaklarını, ancak bunun Türk Edebiyatı dışında bir nitelemeyi gerektirmediğini kaydetti.

Yazar Sadık Yemni ise bu tartışmalardan kurtulmanın yolunun başarılı olmaktan ve yazarın kendisini hem Türkiye’de, hem de Avrupa ülkelerinde kabul ettirmesinden geçtiğini belirtti. Yemni, Avrupa ülkelerinde kurumsallaştırılarak düzenlenecek öykü, şiir, roman şeklindeki yarışmaların, bu ülkelerde Türk toplumundan çok sayıda yeni yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlayacağını ve kendisinin bu işaretleri gördüğünü söyledi. Yemni, “Geleceğin ‘Kafka’ları Türkler arasından çıkacaktır” dedi.

İletişim kopukluğu var

Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden Fazıl Sağlam ise “göçmen edebiyatı” kavramının Türkiye’de akademik çevrelerde kullanıldığını ve burada dile getirilenden farklı algılandığını söyledi. Bu tanımın oturduğu belli temel bulunduğunu ifade eden Sağlam, 9 Eylül Üniversitesi’nin bu tanımlamayı kullandığını ve ders kitaplarında da böyle geçtiğini belirtti.

Fazıl Sağlam, bu noktada Batı Avrupa’daki yazarlar ile Türkiye’deki edebiyat dünyası arasında iletişim kopukluğu bulunduğunu belirterek, bu tartışmaların daha iyi ilişki ve sürekli temasla hak ettiği yere oturtulacağına inandığını, ancak şu anda hem Türkiye’deki akademik çevrelerde, hem de yurtdışındaki yazarlar arasında bu konuda kafaların biraz karışık olduğunu anlattı.

Sağlam, Avrupa ülkelerinde ortaya çıkarılan edebiyat çalışmalarının henüz dökümü bulunmadığını da belirtti ve bu noktada kendi üniversitesinin işbirliğine hazır olduğunu kaydetti.

Toplantıya Macaristan’dan katılan Türkolog Bayan Maria Nyiri, Orta Avrupa ve ülkesinde Türkçenin gramer açısından kullanımı konusunda görüşlerini dile getirdi.

Toplantıda daha sonra şairler şiirlerinden dörtlükler okudu.

Haber: Dergibi

09.07.2005

http://www.dergibi.com/haber/ayrinti.asp?id=564

HOLLNDA’DA TÜRK EDEBİYATI

Posted in HOLLANDA,TÜRK EDEBİYATI tarafından dtcf Eylül 11, 2007

Anafilya : Yıl 2002 : Aralık Dergisi – Sayı:18 : sayfa:4

Hollanda\’da Türk Edebiyatı

Kutlay YAĞMUR

——————————————————————————–

[OpicC:0276] Hollanda’daki Türk toplumunu ilgilendiren bir konferansın ardından

Tilburg Üniversitesi dilbilim bölümü, daha yaygın adıyla Babylon – Çok dillilik araştırma merkezi, yıllardır Hollanda’daki azınlık dilleri üzerine araştırma yapıyor. Batı Avrupa’da Türkçe üzerine en çok araştırma yapan kurum burasıdır. Çocukların iki dilli gelişiminden kuramsal dilbilim konularına kadar geniş bir yelpazede doktora ve yüksek lisans tezleri yazılmıştır. 1996 yılında kurulan “Batı Avrupa’da Türkçe çalışmaları” akademik programı ile de Türkçe’nin ikinci dil ortamında kullanımı ve ilgili konulardaki araştırma programları ile de çok önemli bir adım daha atılmış oldu. Geleneksel Türkoloji’nin çalışma ve araştırma yöntemlerinden ziyade çağdaş dilbilim araştırma yöntemlerine dayalı bu akademik programa öğrenci bulmak aslında çok zor. Başvuran birçok Türkiye kökenli öğrencinin ön eğitimleri bu programda öğrenci olmaya yeterli olmadığından, öğrenci sayımız istenilen düzeye ulaşmadı. Hollandalı öğrencilerden ise çok idealist ve gerçek anlamda hevesli az sayıda öğrenci dışında öğrencimiz olmadı. Öğrenci sayısındaki yetersizlikten dolayı üç yıl içerisinde Türkçe bölümü kapandı ancak Türkçe ciddi bir araştırma alanı olarak dilbilim bölümünde yine ön sıralarda. Batı Avrupa’da Türkçe’nin çok önemli işlevini bilen bilim çevreleri bu bölümde Türkçe’nin önemli bir araştırma alanı olması için her türlü desteği sağlamaktadırlar.

Her zaman olduğu gibi Türkçe’nin değerini bilmeyen, Türklüğün ne anlama geldiğini bilmeyenler yine bizlerin arasından çıkmaktadır. Göç ortamı asker ocağına benziyor. Yetmiş iki buçuk milletten insanın Türk olarak anıldığı bu yapay ortamda, kimin ne tür güdülerle hareket ettiğini saptayabilmek çok zor. İkinci dil ve kültür ortamının doğal zorlukları sıradan insanları fazlasıyla şaşırtabiliyor. Bu şaşkınlık ve şaşırmışlar, çok puslu ve sisli bir ortam yaratıyor. Doğal ortamlarda yaratılan dengeler yerini yapay ortamlarda oluşan dengesiz ilişkilere ve kişiliklere bırakıyor. Hollandaca ve Türkçe´yi iyi kötü bilen lise mezunu bireyler “eğitim uzmanı” oluyor; çocuklarımızın anadili eğitimini üstleniyor. “Yazın” sözcüğünün ‘edebiyat’ anlamına geldiğini bilmeyen muhteremler dernek kuruyor, edebî faaliyetlerde bulunduğunu sanıyor. Hollandalı edebiyat çevreleri de bu tür şahıslar üzerinden Türklerle kafa buluyor. Sanırım bu kadar yakınma ve sızlanmadan sonra asıl konumuza gelmekte fayda var.

Türkler için Danışma Kurulu olarak bilinen ve Hollanda hükümeti´nin danışmanlık hizmetini yürüten IOT (Inspraakorgan Turken) adlı kurum üniversitemizin Bilim Dükkanı’ndan (Wetenschapswinkel) Türk göçmenlerle ilgili birkaç araştırma yapmasını istedi. Hollanda’da, bilim öncelikli olarak toplumun hizmetinde olduğu için, bu tür araştırmalar çok ciddi olarak ele alınmaktadır. Araştırmalar yüksek lisans tezi olarak yazılmakta ve ortaya çıkan sonuçlar hem master tezi olarak hem de farklı basın yayın organlarında kamuoyuna sunulmaktadır. Bu kapsamda “Hollanda’da Türk edebiyatı” ve “Türk ailelerin çocuklarının eğitimine katkıları” konulu iki araştırmanın danışmanlığını yaptım. Özellikle Hollanda’daki Türk edebiyatı konusunda çok ciddi ve nitelikli bir tez ortaya çıktığını memnuniyetle belirtmek istiyorum. Araştırmanın kapsamı ve bulguları başlı başına ele alınması gereken çok ciddi bulgular içeriyor. “Göçmen edebiyatı” safsatasının neden ve nasıl ortaya çıktığına dair çok önemli bulgular var. Öğrencilerimizden Elma Kolhoff çok kapsamlı bir çalışma ile Hollanda’daki Türk edebiyatının haritasını çıkarmış bulunuyor.

Türk gençlerinin Hollanda toplumuna uyumuyla ilgili olarak sosyal bilimler fakültesince yapılan bir araştırma ile birlikte Hollanda’daki Türk edebiyatı konulu bir günlük bir kongre düzenlenmek istendi. Edebiyat araştırmasına söz konusu olan üç Türk yazarın eserlerinden yola çıkarak bu yazarların araştırmacı ile bir araya geldiği bir tartışmanın yapılmasını tez danışmanı olarak çok istedim. İlk mezunlarımızdan olan Elma Kolhoff yüksek lisans tezinde bu üç yazarı özellikle belli ölçütler doğrultusunda seçmişti, dolayısıyla bu üç yazarın bu toplantıda yer alması çok önemliydi. Değişik nedenlerden dolayı bu organizasyonun ikinci bölümünde yer almadım, dolayısıyla tezde söz konusu olan üç yazardan sadece Sadık Yemni 8 Kasım’da yapılan bu toplantıya davet edilmiş. Hollanda’da Türk Edebiyatı adına ise isimlerini hiç duymadığım genç arkadaşlar çağrılmışlar. Bu genç arkadaşlar edebiyat alanında faaliyet gösteren vakıfların temsilcileri olduğu için Hollanda’da Türkçe yazını desteklemek üzere çok önemli bir katkı sağlayabilirlerdi. Bu umutlarla konferans gününü bekledik.

Konferansın “entegrasyon-bütünleşme” ile ilgili sabah bölümünde ortaya çıkacak tartışmalar aşağı yukarı belli idi. Hakim toplum ve temsilcileri kendi açılarından, Türk toplumu da kendi açısından konuya eğilecekti. Türk toplumu derken aydınlanmış, öz kimliğinin bilincinde olan bireylerle varlığının değersizliğine inanan ve dolayısıyla yaranma siyasetinden başka yol bilmeyenleri ayırt etmek gerekiyor. Değerli eğitim bilimci Doç. Dr. Metin Alkan ve genç aydın Yıldız Akgül sayesinde sabahki “entegrasyon” tartışması çok olumlu geçti. Öğleden sonraki bölüm edebiyatla ilgili idi. Bu bölümde de Sadık Yemni’nin donanımı ve birikimi sayesinde iki saatin katli önlenmiş oldu. Elma Kolhoff kuramsal çerçevesini alçak gönüllü bir şekilde sundu, ancak ortaya konan görüş ve saptamaların bir çok kafaya teğet geçtiğine üzülerek tanık oldum. Elma, akademik terbiyesi elvermediği için bazı bulgularını üstü örtülü olarak sundu. İstedi ki verilen dolaylı mesajlar dinleyiciler tarafından anlaşılsın. Ancak bu mesajların değer ve niteliğinden ziyade tezde hangi yazarların yer alıp almadığı, sığ derinlikleri meşgul ediyordu.

“Göçmen edebiyatı” kavramı asıl tartışılmasını istediğimiz konu idi. Ancak Sadık Yemni dışında bu konunun anlamını pek kavrayan da yoktu; “yazar” olarak adlandırılmak ve bir üniversitede vitrine çıkabilmenin verdiği heyecan her şeyin ötesinde idi. Edebiyatın tanımını bir yana bırakalım, dil kullanımı kavramından habersiz olan, çok cılız bir tartışma ortamı yaşandı. Havanda su dövüldüğüne tanık olan birkaç kişi ise bu sığlıkta boğulmamak için sözcüklerini kendilerine sakladılar. Sadık Yemni zeki ve özlü açıklamalarıyla öğleden sonraki programın heder olmasını engelledi. Okunan birkaç şiir de güne renk kattı. En azından Hollandalı dinleyiciler Türkçe’nin ses uyumuyla bezenmiş şiirlerden bir nebze olsun tatmış oldular. Vicdan Yıldırım’ın Hollandaca yazıp, Türkçe okumayı tercih etmesi beni hâlâ ciddi olarak düşündürüyor. Aklıma “insanlara bir başka dilde düşünmeyi öğretebilirsiniz ama bir başka dilde hissetmeyi öğretemezsiniz” sözü geliyor. Sanırım Vicdan Yıldırım bu ikilemin tipik bir örneği idi. Duygularına Türkçe okumak daha çok hitap ediyor ama yazarken Hollandaca yazıyor. İkinci dil ortamında Türkçe becerilerinin gelişememesi bu durumun açıklaması olsa gerek. Vicdan gibi gençlerimiz Türkçe yazabileceklerine inanırlarsa veya Hollandaca yazarlarsa Almanya’daki gibi zengin Avrupalı Türk yazarlar kervanına katılabilirler. Diğer taraftan edebiyatın evrensel bir sanat olduğunu bilmeyenlere Sadık Yemni Hollanda’daki edebî kariyerinin intiharı “zelfmoord van zijn oranje carrière” betimlemesiyle eksik kalan her şeyi anlatmış oldu. En kısa zamanda biz bize bir toplantıyla, özellikle genç Türklerin nitelikli yazar(lar)ımızla buluşması gerekiyor. Bunun öncülüğünü TANNET (Türk Akademisyenler Birliği) gibi ödenek (subsidie) avcılığıyla ilgisi olmayan nitelikli bir Vakıf veya Türkiyeli Öğrenciler Derneği yapabilir. Bu buluşma gerçekleştikten sonra Hollanda’daki Türk Edebiyatı ile ilgili daha kapsamlı bilgi aktarmamız mümkün olacak.

Sonuç olarak büyük umutlarla beklediğimiz konferans hem katılımcı sayısıyla, hem de ikinci bölümdeki tartışmaların cılızlığı ile beklentimizi fazla karşılayamadı. Kolhoff’un tez savunmasında sorduğum soruyu bir kez de burada yineleyeyim: Hem Almanya’da, hem de Hollanda’da Türkler en büyük göçmen grubu oluşturuyor. İki ülkedeki Türk göçmenlerin sosyal kökenleri ve geldikleri yöreler neredeyse aynı. Almanya’da evrensel edebiyat niteliklerine sahip muhteşem Türk yazarları (Zafer Şenocak, Akif Pirinçi, Emine Sevgi Özdamar ve daha niceleri) varken Hollanda’da neden sadece bir yazardan söz ediyoruz? Hollanda’da geniş çevreler tarafından kabul gören Faslı yazarlar varken, Türk grubu içerisinde bu oran hem nitelik hem de nicelik açısından çok düşük; bunun nedenleri nelerdir? Bu sorular hâlâ yanıt bekliyor. Diğer taraftan Türkçe okuma ve yazmayı özendirmek, hatta Hollandaca yazmayı özendirmek için neler yapılabilir? Bu ve benzeri soruları politik amaçlarla değil, edebî ve bilimsel kaygılarla tartışmaya en kısa zamanda açmalıyız. Lütfen Türkçe yazılan edebiyatla entegrasyon arasında bir ilişki arama sığlığından da vazgeçilsin. Hollanda’ya özgü bu hastalıktan kurtulalım artık.

**Kutlay Yağmur
BABYLON, Centre for Studies of Multilingualism in the Multicultural Society
Tilburg University. PO Box 90153,
5000 LE Tilburg
The Netherlands

Hollanda Türk Yazarlar Kulübü kuruldu

Posted in HOLLANDA,TÜRK EDEBİYATI tarafından dtcf Eylül 11, 2007

Hollanda Türk Yazarlar Kulübü kuruldu

Basri Doğan, Amsterdam

10 Eylül 2005 tarihinde Amsterdam’da yapılan V. Avrupa Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu’nda alınan karar gereğince, 11 Kasım tarihinde Amsterdam’da yapılan bir basın toplantısıyla Hollanda Türk Yazarlar Kulübü kuruldu. Kulübün başkanlığına, sıra dışı üslubu ve özgün eserleriyle Hollanda ve Türkiye’de ciddi bir okur kitlesine ulaşan Sadık Yemni seçildi. Kulüp yetkilileri, “Böyle bir oluşumun amacı, bir yandan sanat, edebiyat ve düşünce alanında faaliyet gösteren yazarlarımız arasında bir iletişim ortamı oluşturmak ve diğer yandan da bu iletişim ortamının ve ortaya çıkacak birikimin, genç nesillere aktarılmasını sağlamaktır” şeklinde bir açıklama yaptılar.

Kulüpte şimdilik yer alan üyeler şu şekilde: Ahmet Demirhan, Ahmet Suat Arı, Alparslan Kılıç, Fatih Okumuş, Harun Bildik, Hüseyin Kerim Ece, Murat Tuncel, Şaban Kumcu, Veyis Güngör, Yavuz Nufel ve Yusuf Alan. Kulüp yetkilileri, kendileriyle henüz temas kuramadıkları, ancak Hollanda’da sanata, edebiyata ve düşünceye hizmet veren diğer yazar arkadaşlarıyla da en yakın zamanda ilişki kurmayı amaçladıklarını belirttiler.

Basın toplantısından sonra bir araya gelen kulüp üyeleri, ilk planda, yılda iki faaliyet yürütme kararı aldılar. Bunların her ikisi de, özellikle Hollanda’da yaşayan yetenekli gençlerin teşvik edilmesine yönelik. Bu faaliyetlerden ilki, sanat, edebiyat ve düşünce alanında kabiliyeti olan gençlerin ürünlerinin değerlendirmeye tabi tutulacağı yarışmalar düzenlemek şeklinde olacak. Söz konusu yarışmalarda dereceye giren ürünler, Türkevi’nin katkılarıyla ödüllendirilecek ve ürün sahibi gençlerin çalışmalarının Hollanda’da olsun, Türkiye’de olsun uygun ortamlarda yayınlanmasına çalışılacak.

Hollanda Türk Yazarlar Kulübü’nün düzenleyeceği ikinci faaliyet ise, sahasında bilgi ve birikimi olan yazarlar tarafından, gelecek vadeden kabiliyetli gençler için her yıl düzenlenecek olan “yazarlık kursu”. Bu kurslar, genç yazar adaylarının ürettikleri ürünler üzerinden, uygulamalı olacak.

Sadık Yemni konuyla ilgili olarak şu açıklamaları yaptı: “Hollanda’da eli kalem tutan çok sayıda yazarımız var. Bu yazarlar kulübü bünyesinde yapacağımız yarışmalar ve etkinlikler ile o insanları açığa çıkarmayı hedefliyoruz. Bir diğer hedefimizde bir edebiyat kahvesi kurup bir kültürel odak noktası oluşturmak. Biliyorsunuz bunun Hollanda’da benzerleri mevcut. Bunların bir tanesini de kendi adımıza kurmamızda çok büyük yarar var. Mesela ABD’den bir yazarı kendi kulübümüze davet ettiğimizde çok büyük bir etkisi olur. Bunu yapmakta biraz geç bile kaldık. Fakat zararın neresinden dönülürse kardır. Yetenekleri ortaya çıkarmaya, özendirmeye ve geliştirmeye öncelik vereceğiz. Düzenli aralıklar ile çalışma toplantıları ve kurslar düzenleyeceğiz. Daha sonra da Hollandalı yazarlar ve diğer ülkelerden yazarlarla yavaş yavaş ilişkiye gireceğiz. Amacımız, evrensel ilişki düzeyini geliştirmek ve böylelikle etkileşimi artırmak. Yazı ve edebiyatı kullanarak çok güçlü bir entelektüel ve estetik kültürel lobi oluşturabiliriz.”

Kulüp şimdilik Amsterdam’daki Türkevi Araştırmalar Merkezi’nde faaliyetlerini yürütecek. 11 Aralık tarihinde Rotterdam’da toplanarak faaliyet planını hazırlayacak.

http://www.zamanhollanda.nl/haberdetay.asp?id=149

TBMM Raporu

Posted in ABD,ALMANYA,AVUSTRALYA,BELÇİKA,DANİMARKA,HOLLANDA,Raporlar tarafından dtcf Eylül 11, 2007

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlarımızın Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/8,48)

Rapor için:
http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/yurtdisi_arastirma/index.htm

HOLLANDA’DA KURAN’A ELEŞTİRİ

Posted in HOLLANDA,İSLAM tarafından dtcf Ağustos 29, 2007

WİLDERS’ TAN BİR DELİ SAÇMASI DAHA: “KUR’AN-I KERİM YASAKLANSIN” 

08.08.2007

 

Hollanda’da aşırı sağ görüşleriyle tanınan Özgürlük Partisi’nin lideri Geert Wilders, Kur’an-ı Kerim’in satışı, ev ve camilerde bulundurulması ve okutulmasının “tamamen yasaklanmasını” istedi.
Wilders, De Volkskrant gazetesinde yayımlanan yazısında, “saldırı ve düşmanlığı öne çıkardığını” öne sürdüğü Müslümanların kutsal kitabının, “ülkenin hukuk sistemiyle bağdaşmadığını” savundu.
Kur’an’ın “yalnızca piyasada satışının yasaklanmasının yetmeyeceği, ev ve camilerde okutulması ve bulundurulmasının da yasak kapsamına alınması” görüşünü dile getiren Hollandalı politikacı, bu yasakla, “şiddete başvuran ve bunun kaynağını Kur’an’dan aldığını savunan radikal görüşlü Müslümanlara iyi bir mesaj verilmiş olacağını” iddia etti.
Hollanda’da 150 üyeli Temsilciler Meclisinde 9 üyeyle temsil edilen Özgürlük Partisi’nin lideri Gert Wilders, daha önce de İslami kıyafetlerin giyilmesine ve yeni cami yapılmasına son verilmesini istemişti.
A.A

 

GAZETE / DERGİ OKUYALIM

 Gazete oku sitesi de türkiyedeki basın yayın organlarına uaşmanız için iyi bir adres olabilir.

Günlük Gazeteleri  sayfalarından okumak isterseniz

ABD

FORUM          www.forumgazetem.com/

TURKİSHPRESS  www.turkishpress.com/

AHISKA

BİZİM AHISKA ahiska@ahiska.org.tr www.ahiska.org.tr

 

AHISKA www.ahiskalilar.org

ALMANYA

ATİAD             www.atiad.org

TDU                 www.tdu-berlin.de/

AYPA TV        www.aypa.net/

BATI                www.bati-berlin.de/

TEAM             www.teammagazin.de/

TGD  (ALMANYA TÜRK TOPLUMU) www.tgd.de/

YENİ VATAN  www.yenivatan.com/

CEM ÖZDEMİR  www.oezdemir.de/

POST               www.postgazetesi.com/

HEY                  www.heyberlin.de/

TD1 TV           www.tdu-berlin.de/

DEUTSCHLAND  www.magazine-deutschland.de/  

 

BLICKPUNKT BUNDESTAG www.blickpunkt-bundestag.de

 

TİYATRO BÜLTENİ TİYATROM tiyatrom@t-online.de

 

TEAM www.teamdergisi.com info@teamdergisi.com

 

KOBİ (Almanya Türk İşletmecileri Bağımsız Ekonomi Dergisi) www.kobi-magazin.info

 

MERHABA BERLİN merhababerlin@aol.com  www.merhaba-magazin.de

METROPOL FM  www.metropolfm.de/

AVRUPA

FORUM            www.turkforum.eu/

HABER www.habernewspaper.com

 

EUROPEAN MONİTORİNG CENTRE FOR DRUGS and DRUG ADDİCTİON

info@emcdda.eu.int

www.emcdda.eu.int

REALSCREEN www.realscreen.com

REUTERS www.reuters.com

AVUSTRALYA

TÜRKİSHNEWEEKLY  www.turkishnewsweekly.com/

BALKANLAR-RUMELİ

 

BALKAN MEKTUBU balkanmektubu@turkiye.org

 

BALKAN MEKTUBU balkanmektubu@gmail.com

 

RUMELİ rumelidergisi@gmail.com gebzedaricabalturk@yahoo.com

 

ELGİN Rumeli’den Ege’ye elgindergisi@gmail.com

 

RUMELİ KÜLTÜRÜ www.rutev.org  rutev@rutev.org

 

BATI TRAKYA

 

MİHENK info@mihenk.gr  www.mihenk.gr

 

BATI TRAKYA’NIN SESİ www.bttdd.org

BELÇİKA

ANADOLU        www.anadolu.be/

ÖZVATAN özvatan1@hotmail.com 

 

BELTÜRK www.belturk.be

 

 İKV            ikvnet@skynet.be

 

NATO distribution@hq.nato.int

 

ANADOLU www.anadolu.be

 

BETİAD www.betiad.com  betiad@betiad.com

BULGARİSTAN

ZAMAN               www.zaman.bg/

BULGARTÜRK  www.bg-turk.com/

BULGARİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR ve HİZMET DERNEĞİ www.bulturk.ev

 

KAYNAK kaynak@abv.org

DOĞU TÜRKİSTAN

GÖKBAYRAK  www.gokbayrak.com

FRANSA

OLUŞUM ataturquie@hotmail.com

 

HOLLANDA

ZAMAN          www.zamanhollanda.nl/default.asp

ANAFİLYA    www.anafilya.org/go.php

GURBETPORT  www.gurbetport.com/

İSVİÇRE

http://www.turkworld.ch/index.php

KANADA

http://www.kanadainfo.com/

KERKÜK

 

KARDAŞLIK www.kerkukvakfi.com www.kardaslık.org

KIRGIZİSTAN

KIRGIZİSTAN-TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ HABER BÜLTENİ mralpturk@hotmail.com

 KIRIM

VATANKIRIM  www.vatankirim.net/

MİLLİ MECLİS  www.qurultay.org/

GASPIRALI        www.ismailgaspirali.com

KIRIM-BÜLTEN  www.kirimderneği.org.tr  kirimderneği@hotmail.com

 

BİZİM KIRIM www.bizimkirim.com

KUZEY AMERİKA

BİZİM ANADOLU www.bizimanadolu.com   bizimanadolu@yahoo.com

ROMANYA

TATAR       www.tatar.ro/

RUSYA

 

aeroflotdon@gmail.com

TÜRKİYE

TİKA AVRASYA BÜLTENİ

AVRASYA BÜLTENİ TİKA www.tika.gov.tr   basin@tika.gov.tr

AVRASYA ETÜDLERİ olgan@tika.gov.tr

 

TÜRKSOY www.turksoy.org

 

NEWSPOT admin@byegm.gov.tr  www.byegm.gov.tr

 

TÜRK YURDU turkyurdu@turkyurdu.com.tr

                      turkocaklari@turkyurdu.com.tr

                      turkocagi@ttnet.net.tr

 

ORKUN www.orkun.com.tr

 

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI turkiyat@hacettepe.edu.tr

 

YENİ AVRASYA bilgi@yeniavrasya.com  www.yeniavrasya.com

 

AVRASYA www.euas@metu.edu.tr  www.eurasia.metu.edu.tr

 

2023 2023dergi@superonline.com  bilgi@2023.gen.tr

 

TÜRK DÜNYASI İNSAN HAKLARI BÜLTENİ  www.turkiyeinsan.org

 

HOCA AHMET YESEVİ OCAĞI AYLIK DÜŞÜNCE DERGİSİ www.ozkaynak.dostweb.com

 

HABER bulten@yesevi.edu.tr

 

YENİSES www.yenisesonder.com    yenises@yenisesonder.com

 

YÜCE EREK yuceerek@yuceerek.org  www.yuceerek.org

 

BİLİG bilig@yesevi.edu.tr

 

SATIRARASI  satirarasidergi@gmail.com

 

KARDEŞ KALEMLER www.ayb.org.tr

 

YESEVİ http://yesevidergisi.webjump.com

 

YÖRTÜRK www.yorturkvakfi.com

 

TÜRK EDEBİYATI www.turkedebiyati.com   tedev@ttnet.net.tr

 

İLESAM ilesammaster@hacettepe.edu.tr   www.ilesam.hacettepe.edu.tr

 

GLOBAL STRATEJİ www.globalstrateji.org

 

HABER AJANDA www.haberajanda.com.tr

 

YENİ HAYAT www.yenihayat.org

 

VATANBİR www.vatanbir.org

 

VATAN VE HÜRRİYET –dergi@vatanbir.org

 

MÜDAFAA-İ HUKUK www.mudafaai-hukuk.com.tr

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERGİSİ atad@fatih.edu.tr

 

TÖRE toredergisi@yahoo.com

 

HAFTALIK haftalık@gazetevatan.com

 

DİYANET www.diyanet.gov.tr   diniyayınlar@diyanet.gov.tr

 

DİYANET ÇOCUK DERGİSİ dosim@diyanet.gov.tr

 

TÜRK İSLAM BİRLİĞİ DERGİSİ www.turkislambirligi.com

 

DİYANET AVRUPA avrupahaber@diyanet.gov.tr

 

HABERBÜLTENİ (Ahmet Yesevi Üniversitesi Dergisi) bulten@yesevi.edu.tr

 

TÜRKİYE DİYANET VAKFI HABER BÜLTENİ www.diyanetvakfi.org.tr

 

EKOAVRASYA www.ekoavrasya.net

 

MADE IN TURKEY    www.madeinturkeydergisi.com   info@madeinturkeydergisi.com

 

EKONOMİK FORUM www.tobb.org.tr   basin@tobb.org.tr

 

FİRST BUSİNESS www.firstbusiness.tv

 

MTSO(Mersin Ticaret ve Sanayi Odası) www.mtso.org.tr   info@mtso.org.tr

 

EKOVİTRİN   www.ekonomivitrini.com

                     ekovitrin@ekonomivitrini.com

                     ekovitrin@superonline.com

 

PARLEMENTO parlamentodergisi@hotmail.com

 

CONSENSUS consensus@icec.org   www.icec.org

 

İDARECİNİN SESİ www.turkidarecilerdernegi.org.tr    info@turkidarecilerdernegi@org.tr

 

GENÇ KONYALILAR genckonyalılar@mailcity.com  mkulu@hotmail.com

 

İKV (İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi) ikv@ikv.org.tr

 

IŞIĞA DOĞRU www.siirt.gov.tr     Siirt1@ttnet.net.tr

 

KÜLTÜREL MOZAİK mozaikkulturel@gmail.com

 

İZLENİM izlenimdergisi@hotmail.com

 

İRAD irader@superonline.com

 

UÇAN HABER www.ucansupurge.org   Ucan.supurge@ucansupurge.org

 

ART (Avrasya Radyo ve Televizyon) www.avrasya.tv   

 

GÜNCEL HABER  www.deltur.cec.eu.int

 

ŞEHİR VE BAŞKAN www.sehirvebaskan.com

 

TOPLUMSAL TARİH www.tarihvakfı.org.tr/toplumsaltarih

 

KASYO-DER www.kastamonuyoresi.derneği.com

 

YATAĞAN film@bimus.com

 

VARLIK www.varlik.com.tr

 

EVRENSEL KÜLTÜR evrenselkultur@evrenselbasim.com

 

MESS trmess@ibm.net

 

AKTÜEL www.yeniaktüel.com.tr

 

KEŞKÜL (Sufi Gelenek ve Hayat) www.keskuldergisi.com

 

KUŞAK www.kusakdergisi.com

 

DERKENAR www.derkenar.gen.tr    derkenardergi@yahoo.com

 

AKADEMİ (Kocaeli Üniversitesi) www.turkinfo.info

 

DÜZİÇİ www.duyad.org 

 

BİZ BİZE www.mess.org.tr

 

SKYLIFE www.thy.com    www.condisgroup.com.tr

 

TRAVEL www.ulusoy.com.tr

 

İPEK YOLU ( THE SİLK ROAD) ozer@nlpub.freeenet.bishkek.su

 

YEREL DÜNYA  www.mitaged.org.tr

 

UFUK www.memurlarvakfi.org.tr  www.meva.org.tr

 

ULUSLARARASI DOSTLUK uluslararasidostluk@yahoogroups.com

 

HAK-İŞ    www.hakis.org.tr   hakis@superonline.com

DİYALOG AVRASYA http://www.diyalogavrasya.com

CIHAN haber www.cihan.com.tr    www.cihandergi.com

 

YAYINCI www.TRT-YAYINCI.org.tr

 

BELGESEL GÜNDEMİ belgesin@ato.org.tr

Bu bölüm Sevinç Kırgıl ve Seher Sırek tarafından düzenlenmiştir. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

 


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.