Ermeni iftirasına Vatikan desteği!
| Ermeni iftirasına Vatikan desteği! |
| SALI, 25 Kasım 2008 11:11 |
|
Papazdan çirkin iftira Papalık Hristiyanlararası Birlik Kurulu Başkanı Kardinal Walter Kasper, Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbantyan’ın Türkiye’de bulunduğu sırada, “Ermeni soykırımının bir vakıa” olduğunu iddia etti. Kasper, Roma Katolik Kilisesi’nin lideri Papa 16. Benediktus’un dün Ermeni din adamlarını kabulünden önce Vatikan Radyosu’na verdiği demeçte, “Ermeni soykırımı bir vakıadır. Vatikan’ın bu konudaki tavrı, Papa 2. Jean Paul’ün Ermenistan ziyareti sırasında açıklanmıştır. Papa, oradaki soykırım anıtını ziyaret etmiş, Türklerin hoşuna gitmese de soykırım kelimesini kullanmıştır” görüşünü dile getirdi. Terim meselesi değil Sözde Ermeni soykırımının tarihi bir vaka olduğunu iddia eden Walter Kasper, “Bu acı hatıranın iyileştirilmesi gerekmektedir” dedi.
Yüz bulunca astarını istedi! İlişkiler ön koşulsuz normalleşmeli. Sınırlar açılmalı. Diasporayı etkilememiz beklenmemeli. Komisyon sorusu keyfini kaçırdı Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) örgütü Dönem Başkanı sıfatıyla İstanbul’a gelen Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan, Türkiye’nin Ermeni diasporasının soykırım yalanının tanınmasına ilişkin faaliyetlerine son vermesi için telkinde bulunmayacaklarını söyledi. İstanbul’daki KEİ Sekretaryası’nı ziyaret eden Nalbantyan, düzenlendiği basın toplantısında, Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sarkısyan da gelecek Sınırlar açık olmalı Patrikhane’ye de uğradı! Erivan’a büyükelçi atanacak |
OBAMA ‘SOYKIRIMI’, ERMENİLER OBAMA’YI DESTEKLİYOR
| 24 Ekim 2008, Kaynak : Cumhuriyet |
|
Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA), Ermeni asıllı Amerikalıların 9 aydır Barack Obama ve başkan yardımcısı adayı Joe Biden’ın 4 Kasım seçimini kazanması için ülke çapında kampanya yürüttükleri belirtildi. Ermenilerin Obama’yı destekleme nedenleri arasında, Amerikan Kongresi’ndeki Ermeni tasarısına Obama’nın verdiği kuvvetli destek, ABD Başkanı olursa 1915 olaylarını soykırım olarak tanıma yönünde yazılı olarak söz verilmesi, Bush’a mektup yazarak ‘’soykırımı” uygun şekilde tanımaya davet etmesi, ‘’soykırımı tarihi bir gerçek” olarak nitelemesi, Ermenistan’a yönelik ”Türk ve Azeri blokajının kaldırılmasını desteklemesi”, “Yukarı Karabağ meselesine kalıcı bir çözüm istemesi” gibi konular yer alıyor. Obama’nın başkan yardımcısı adayı Biden ise ”Ermeni asıllı Amerikalıları ilgilendiren konularda Senatoda önde gelen destekçi” olarak nitelendirildi. Biden’ın desteklenmesine ilişkin nedenler ise, ”1990 yılında dönemin Senatörü Bob Dole ile birlikte Kongreden geçirmeye çalıştığı Ermeni tasarısına ve sonra gelen tasarılara desteği, Yukarı Karabağ konusundaki tutumu ve ABD’nin eski Erivan Büyükelçisi Evans’ın görevden alınmasına ilişkin yönetime baskı yapması, Ermenistan ve Türkiye’ye gidecek Amerikan büyükelçilerinin 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmesini sağlaması” olarak sayıldı. |
ERMENİLERİN ÇOĞALMA YOLU
20 Ekim 2008,
Bugün
İşgal topraklarında nüfusunu artırmayı hedefleyen Ermeniler bakın nasıl bir yol buldu. Azerbaycan`ın Ermenistan tarafından işgal altında tutulan bölgesi Dağlık Karabağ`da aynı anda 675 Ermeni çiftin nikahı kıyıldı. Toplu nikah törenleri Şuşa`da kilisede, Akdere`de ise bir manastırda yapıldı. Toplu nikah törenlerini Ermeni hayırsever Levon Ayrapetyan`ın finanse ettiği bildirildi. 7 ÇOCUK YAPANA 100 BİN DOLAR Ayrıca nikahı kıyılan çiftlerin her birine 2500 dolar yardımda bulunuldu. Çiftlere dünyaya getirecekleri ilk çocuk için 2 bin, ikinci çocuk için 3 bin, üçüncü çocuk için 5 bin, dördüncü çocuk için 10 bin, beşinci çocuk için 20 bin, altıncı çocuk için 50 bin ve yedinci çocuk için ise 100 bin dolar verileceği vadedildi. EN FAKİR ÜLKENİN NÜFUSU ÇOĞALTMA TAKTİĞİ Siyasi gözlemciler, işsizlik ve yoksulluk nedeniyle Dağlık Karabağ`ı terk eden Ermeni nüfusuna karşılık, ayrılıkçı yönetimin gelecekte yapılacak referandumda çoğunluğu sağlamak için bu bölgede Ermeni yerleşimini özendirmeye çalıştığını ve aileleri çok çocuk sahibi olmaları için teşvik ettiğini belirtiyor.
HOCALI KATLİAMI
Yer: Azerbaycan, Hocalı
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu.
Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars’ta, Ağrı’da, Van’da, Erzurum’da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı.
Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadınının doğumu oldukça yakın gorünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yapragi gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı…
Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:
-Akcik, manc?.. (Kız mı, oğlan mı?)
-Akcik… (Kız)
Bu cevap uzerine ‘oğlan’ diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.
-Tun sahetsar, inger… (Sen kazandın, yoldaş)
-Yes sahetsapayts ays bubriki inc bes bidigisdana… (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)
-Mayrigi bedge gisdatsine. (Annesi besleyecek elbette)
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdigi bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)
Aynı dakikalarda Hocali’nin başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi.Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:
-Asixn ma/,cimi yev bizdige, aveg gindirnadabidi. Gidiresek…
(Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın…)
Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü…
Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.
Bu iki olay Hocalı’da bundan çok degil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarina bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri, türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir.
Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geriye kalanlar ise çaresizlik icinde kıvranıyordu. Türkiye’de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi.
26 Subat’ta güçlu silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi’nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366′nci Rus Motorize Alayı, Hocalı’ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarindan birini yaptılar. 26 Şubat gecesi Rus motorize alayinin tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı’da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak
ele geçirdiklerini ise sistematik bir iskenceye ve tibbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genc kızların
önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanin gözu önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular.
Peki neydi bu düşmanlık?
Ermenistan’daki okul duvarlarinda asılan haritalarda Türkiye’nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan’in bayrağında Türkiye hudutları içindeki
Agrı Dağı’nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı’nda
“Topraklarimiz isgal altında, bu topraklari azat etmek için ölün, öldürün” denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım.
Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’ya, eski Sovyet İttifakı Silahli Kuvvetleri’ne ait 366.Alay’ın destegi ile Ermeni Silahli Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk’ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağir yaralanırken, 1275 kisi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızalari asla bir daha kurtulamamıştır.
Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarina inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı’ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı’da katliam bölgesini gezen Fransiz gazeteci Jean-Yves Junet’nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu:
“Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı’daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz”
Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti;
Ermenistan Devlet Başkani sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkasi değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Tasnaksutyun örgutu liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996′da Ermenistan Başbakanı oldu.
Karabağ’da barış istediği içzin aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna, ‘Hocalı Katliami’ başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu.
Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldurmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldurmuslerdi. Ülkemizde sadece 1 ermeni öldürüldü diye yürüyüş yaptılar ve o kadar araştırdılar ama hiç bir insan kalkıp da bu masum insanlara işkence edilip öldürüldükleri için yürüyüş yapmadı.
Yazık bize çok yazık!..
EĞER KANINDA BIR DAMLA TÜRK KANI VARSA HERKESE YOLLA
ERMENİ TERÖRİZMİ hk. BELGESEL
70′li yıllarda ve sonrasında, başta diplomatlarımızın katlini kapsamak üzere, elçilik, konsolosluk ve çeşitli kuruluşumuza yönelik Ermeni terörizmi, bir ABD haber belgeseli olarak yayınlanmış bulunuyor.
Bu belgeselde, ilgili ABD güvenlik görevlilerinin ağzından, ABD’de ve Avrupa’da Türklere yönelik kanlı eylemler yürütmüş Ermeni terör örgütünün nasıl ortaya çıkartıldığını, Beyaz Saray ve Temsilciler Meclisi nezdinde itibar ve güçlü ilişkilere sahip örgüt başının kim olduğunu öğreneceksiniz.
Bu belgesele ilişkin özgün duyuru şöyle :
Asagidaki dort bolumluk YouTube videolari NBC Dateline’in yaptigi “Time Bomb” adli bir saatlik bir programi iceriyor. Bu programi elimizden geldigi kadar cok kisinin seyretmesini saglamak gerektigini dusunduk. Belki en cok seyredilenler listesine de sokabiliriz ileride.
Bu programin tamaminin DVD’sini isteyen olursa bize e-mail atin istediginiz kadar kopya yollariz.
Mehmet Yildirim, treasurer
Georgia Turkish America Advocacy Group
Bolum 1
http://www.youtube.com/watch?v=-a1c_5APvto
Bolum 2
http://www.youtube.com/watch?v=e6JQfU1pXMo
Bolum 3
http://www.youtube.com/watch?v=BblzdvhC3II
Bolum 4
http://www.youtube.com/watch?v=tljTdQwFoVA
Mehmet Yildirim, treasurer
Georgia Turkish America Advocacy Group
TRT’DEN BİR İLK DAHA
Pek çok alanda ilklere imza atan TRT, bugüne kadar yayınladığı kaset, CD, kitap ve benzeri yayınlarına bir yenisini ekledi. 2003 yılında TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda Türkçe ve 16 yabancı dilde yayınlanan “Büyük Güçler ve Ermeni Sorunu” adlı program, redaksiyondan geçirilerek Temmuz 2007’de aynı adla Arapça, Farsça, Rusça, Yunanca, Boşnakça ve Hırvatça dillerinde kitap olarak basıldı. Kitabın yazarı Vahap Candan’ın verdiği bilgilere göre TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda 2003 yılı boyunca 52 bölüm halinde aynı adla yayınlanan dizi programın redaksiyondan geçirilmesiyle oluşan kitapta zaman zaman bazı önemli hususlar tekrar edildi. Tekrarlar; orijinal metnin uzun soluklu bir dizi program metni olmasından kaynaklanmış. Redaksiyonda söz konusu tekrarlara dokunulmamış, sadece “değerli dinleyiciler, haftaya görüşmek üzere, hoşçakalın” gibi ifadeler çıkarılmış. Kitap; Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda yayınlandığı şekliyle; 52 bölümden oluşmakta ve her bölümün bir başlığı var. Bu bakımdan kitap bir bakıma Ermeni meselesiyle ilgili makalelerden oluşmaktadır denebilir.Bağımsız Ermenistan’ın ilk başbakanı Hovhannes Kaçaznuni’nin “Biz onlara (emperyalist ülkelere) kendi arzumuzla hizmet ettik” ifadesinden esinlenerek “Büyük Güçler ve Ermeni Sorunu” adı verilen bu çalışma tamamen akademik kaynaklardan yararlanılarak hazırlandı. Kitapta, başlangıcından bugüne Türk-Ermeni ilişkileri ele alınıyor. Aşağı yukarı 9 asır süren barış içindeki birlikteliğin, 19. Yüzyıl sonlarına doğru nasıl bozulduğu; Ermeni Meselesinin büyük güçlerce icat edilmiş bir mesele olduğu ve düzmece belgelerden akan gülünç sahtelikler gözler önüne seriliyor. Özellikle, Britanya, Rus, Fransız ve Osmanlı belgelerinden örnekler verilerek, meselenin uluslar arası güç mücadelesinde nasıl bir araç olarak kullanıldığı; büyük güçlerin gerektiğinde; Ermenileri nasıl unutuverdikleri belgelere dayanılarak yansıtılmaya çalaşılıyor.