Türkiye dışında yaşayan Türklerle ilgili herşey!


HOLLANDA YAZARLAR / KULÜBÜ

Yazı kategorisi: HOLLANDA, TÜRK EDEBİYATI yazan: dtcf tarih: Eylül 11, 2007

2006`ya Hollanda Yazarlar Kulübü`yle merhaba!

Veyis GÜNGÖR
(15.02.2006)

Veyis Güngör
info@veyisgungor.com

Geçen yıl coşkuyla Hollanda`ya gelişimizin 40. yılını kutladık. Bu çerçevede Hollanda`da ve Türkiye`de çok çeşitli etkinlikler organize edildi. Bu yıl 41. yılı geride bıraktık. İnsanın 41 kere maşallah diyesi geliyor biran. Ve o an insan derinlere doğru dalıp gidiyor. Bizim nesil göçün ikinci yarısına tanıklık etti. Ama iyi tanıklık etti. Tabir yerindeyse göç serüvenini iliklerine kadar yaşadı.

Ve yıllar birbirini takip etti gitti. Geldik şimdi 2006 yılına. 1964 yılında Amsterdam`a, Rotterdam`a veya bir başka kente gelen Ahmet`in, Mehmet`in oğlu veya kızı bugün çok farklı yerlerde, konumlarda. Beklenmedik bir değişim ve gelişim yaşadık Hollanda Türkleri olarak bu geçen kırk yıl içinde. Burada kırk yılda yaşadıklarımızı yazabilmem imkânsız. Ancak sadece bir konuda oldukça sınırlı bir deneme yapabilme şansım var. Konuyu genel hatlarıyla örgütlenme halimizle sınırlandıracağım. Son aylarda muhtemelen farklı gazetelerde okuduğunuz gibi, örgütlenme modelimizde bir farklılaşma yaşanmakta. Söylemlerde bir değişme var adeta. Hiçbir araya gelemeyecek insanların bir amaç doğrultusunda bir araya gelmeleri gözlemleniyor son zamanlarda Hollanda Türkleri arasında.

Demek ki yeni şartlar yeni ihtiyaçları beraberinde getirmektedir. Bundan otuz yıl önce hatta yirmi yıl önce Hollanda`da Türk Yazarlar Kulübü kurmaya kalksanız, belki insana gülmezlerdi ama garip garip bakarlardı. Ancak yıllar ilerledikçe insanların ihtiyaçları da değişmektedir. O yıllarda insanımızın ihtiyaçları belki dini ibadetlerini yapabilecekleri camiler kurmak, açmak ve inşa etmekti. Ya da aynı ideolojiye inanmış insanların bir araya gelip birlikteliklerini ilân ederek farklı dernek ve vakıflar kurmaktı.

Oysa aradan geçen yıllar içinde hem içinde bulunduğumuz toplumun kurum ve kuruluşlarından etkilenmeler hem karşı karşıya kaldığımız sosyal şartlar bizleri farklı alanlarda da örgütlenmeye sürükledi.

Gerçi ideolojik boğuşmalar bizi bir hayli oyaladı. İlerlememizi neredeyse erteledi. Bizimle aynı göç serüvenini paylaşan Fas`lılarla kıyaslandığında bireysel sosyalleşmede ya da entegrasyonda ya da başarıda biraz daha gerilerde olduğumuz söylenebilir mi bilemiyorum. Her ne kadar kendimizi `en iyi örgütlü grup` olarak lanse etsek de, -belki de öyleyiz- bazı alanlarda meselâ birlikte çalışmada daha çok yiyecek ekmeğimizin olduğu söylenebilir. Biraz önce ifade ettiğim ideolojik boğuşmalar bireysel başarılarımıza taş koydu, kendimiz gibi düşünmeyenlerin ilerlemesine bilerek veya bilmeyerek engel olduk. Çünkü o zamanlar bir çoğumuz ideolojik düşünüyorduk. Bireylerin kalitesini ve başarısını gözümüz bir türlü görmüyordu.

Bireylerin hangi siyasi gruba ait veya yakın olduğuna bakılıp, ilişkilerde öyle tavır alınırdı. Ne kadar yanlış ve önyargılı bir davranış kalıbı.

Şükürler olsun o dönem, tam anlamıyla olmasa bile artık gerilerde kaldı. İdeolojik düşünmede takılıp kalanlara diyecek bir lâfımız yok. Onlar o anlamsız yükü çekmeye devam edebilirler.

Ve Hollanda`da Türk göçünün ikinci kırk yılında, yeni şartlarda, kaliteye ve başarıya inanan ve ortak amaç doğrultusunda birliktelik içine giren yani kendini aşan bireylere merhaba diyoruz. Dün nerede ve kimlerle olduğuna değil, bugün nerede ve ne söylediğine bakarak bir araya gelen canlara selam olsun. Ait olduğum topluma birşeyler vermem gerek diyerek birbirlerine destek verenlere selam olsun. Yıllardır enerjimizi ve ömrümüzü hep birbirimizle uğraşmayla harcadık, artık bundan sonra enerjimizi dışa dönük harcamak gerek inancıyla yeni oluşumlara sebep olanlara merhaba!.

İşte merhaba denilecek yeni bir oluşum da bir kaç hafta önce Hollanda`da oluşturulan Türk Yazarlar Kulübüdür.

Bu fikir nereden doğdu? diye sorulabilir. Bir çoğumuzun bildiği gibi Hollanda Türkevi yıllardır Türkiye dışında yayın yapmakta olan Türkçe süreli yayınları bir araya getirir ve çeşitli konularda tartışılır, konuşulur ve kararlar alınır. Ve alınan kararlar uygulanır. Bu toplantıların beşincisi 10 Eylül 2005 tarihinde Amsterdam`da düzenlendi. Şair ve Yazar Yavuz Nufel`in teklifi ve katılımcıların desteğiyle toplantıdan çıkan bir karar da Hollanda Yazarlar Kulübünün oluşturulmasıydı. Bu karar doğrultusunda Sadık Yemni, Hüseyin Kerim Ece, Şaban Kumcu, Murat Tuncel, Yavuz Nufel, Yusuf Alan, Ahmet Demirhan, Alparslan Kılıç, Harun Bildik, A. Suat Arı, Dr. Halit Umar, Fatih Okumuş ve bu cümlelerin yazarı Amsterdam`da bir araya gelerek sözkonusu Yazarlar Kulübü`nü oluşturdular. Daha sonraki toplantıda bu isimlere Hatice Onat, Bülent Türker, Nuri Can, Kazım Ocak, Ali Çimen, Mesut Balık ve Basri Doğan katıldılar. Ve böylece Hollanda`da uzun zamandır özlemi çekilen Kulüp oluşturuldu.

Kulübün genel amacı şöyle: Bir yandan sanat, edebiyat ve düşünce alanında faaliyet gösteren yazarlarımız arasında bir iletişim ortamı oluşturmak ve diğer yandan da bu iletişim ortamının ve ortaya çıkacak birikimin, genç nesillere aktarılmasını sağlamak. Peki bunu pratikte nasıl gerçekleştirecek? Evet bu amacı gerçekleştirmek için Yazarlar Kulübünün gündemine aldığı ilk faaliyet, Avrupa`da yaşayan genç öykü ve deneme yazarlarını teşvik etmek amacıyla ödüllü bir yarışma düzenlenmesi oldu.

Buna göre Avrupa`daki gençlerimiz öykü ve deneme dallarında yarışacaklar. Öykü için konu sınırlandırılmasına gidilmezken, deneme için genç kalemlerin Çok kültürlülük bir ütopya mı? konusundaki kompozisyonları değerlendirmeye alınacak. Oluşturulan jüri, gençlerimizin emeklerini değerlendirecek. Gençlerimizin her iki dalda metinlerde en fazla sekiz A4 sayfa yazmaları beklenmekte. Yarışma için son katılım tarihi 15 Mart 2006 olarak belirlenirken, yarışmada derece alanlar 22 Nisan tarihinde düzenlenecek bir törenle ödüllerine kavuşacaklar.

Yarışma bununla bitmiyor elbette. Yarışmada dereceye girenlere Türkevi`nin desteğiyle ödüller verilecek. Ödüller her daldaki birinciye 400, ikinciye 250 ve üçüncüye de 100 Euro olarak belirlenmiş. Ayrıca dereceye giremeyen, ancak eserleri başarılı bulunan gençlere de çeşitli mansiyonlar verilecekmiş.
Eee, artık bize de Haydi gençler, hep beraber kalemlere sarılalım demek düşer..

Önemli not:Gençlerimiz Öykü ve Denemelerini: S.Yemni, Pres. Brandstr.320, 1091 WS Amsterdam adresine veya s.yemni@hetnet.nl iletilebilir.

Hollanda`daki Türk yazarlar kulüp kurdu

Hollanda `da yaşayan bir grup Türk yazarın girişimiyle `Türk Yazarlar Kulübü ` kuruldu. Başkent Amsterdam `da bir araya gelen yazarlar, toplantı sonrasında yaptıkları yazılı açıklamada, sanat , edebiyat ve düşünce alanında faaliyet gösteren yazarlar arasında iletişim ortamı oluşturmak ve bu iletişim ortamının yaratacağı birikimin genç nesillere aktarılmasını sağlamak amacıyla `Türk Yazarlar Kulübü ` kurulduğunu duyurdu. Yazar Sadık Yemni `nin başkanlığını üstlendiği kurum, Türk gençlerini yazmaya özendirmek ve var olan yetenekleri ortaya çıkarabilmek için ödüllü yarışmalar ve yazarlık kursları düzenleyecek.Türk Yazarlar Kulübü `nün çekirdek kadrosunu, Hüseyin Kerim Ece , Şaban Kumcu , Murat Tuncel , Yavuz Nufel , Yusuf Alan , Veyis Güngör , Ahmet Demirhan , Alparslan Kılıç , Harun Bildik, Ahmet Suat Arı , Dr. Halit Umar ve Fatih Okumuş oluşturuyor.

2005-11-30 08:39:40 Yeni Şafak

Hollanda’da, KIBATEK ödülleri verildi

Kısa adı KIBATEK olan Kıbrıs, Irak, Balkanlar, Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu’nun 2005 yılı uluslararası edebiyat ödülleri, Hollanda’da düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Bu yıl iki kişiye verilen ödüllere, Amsterdam Türkevi Araştırmaları Merkezi Başkanı Veyis Güngör ile şair-yazar Yavuz Nufel layık görüldü.
Amsterdam’da düzenlenen ödül törenine katılan kurum yönetim kurulu üyelerinden Fadıl Ünal, kurumun oluşturulduğu 1998 yılından bu yana, her yıl bir ülkede, Türk edebiyatına yapılan katkılardan dolayı ödül verdiğini hatırlattı.

Ünal, bu yıl için, Veyis Güngör’ün Türkçenin Hollanda ve öteki Avrupa ülkelerinde yaşatılması ve kurumsallaşması için araştırması, yazar olarak gösterdiği çabalar ve bu yönde düzenlediği etkinlik, Yavuz Nufel’in de Hollanda’da Türk şiirinin etkili ismi olması dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü belirtti.

Güngör, ödülünü Rotterdam Başkonsolosu Mustafa Sına Yurtoğlu’nun, Nufel de Yazar Sadık Yemni’nin elinden aldı. Ödül dağıtım töreninin ardından, “Türk Edebiyatı’nın Batı Avrupa’da Oluşumu” adıyla tartışmalı toplantı yapıldı. Toplantıya, başta Türkiye olmak üzere, Macaristan, Belçika, Hollanda, KKTC gibi değişik ülkelerden çok sayıda yazar, şair, sanatçı ve Türkolog katıldı.

Avrupa’da Türk edebiyatı

Toplantıda ağırlıklı olarak “göçmen edebiyatı ve göçmen yazar” kavramının ne anlam ifade ettiği konusu gündeme geldi. Hollanda’da yaşayan yazarlar, bu tanımlamaya karşı çıktı.

Yavuz Nufel, göçmen edebiyatı, göçmen yazar, Almancı yazar, gurbetçi şair gibi nitelemelerin, İstanbul’da basında köşe başını tutmuş eleştirmenlerin yakıştırması olduğunu vurguladı ve aynı dili konuşan ve yazan kişilerin edebiyat içinde farklı nitelenemeyeceğini vurguladı. Yazar Şair Nuri Can da göçmen edebiyatı nitelemesiyle yurtdışındaki Türk yazarların aşağılandığını belirtti ve bu nitelemelerin edebi açıdan anlamı olmadığını belirtti.

Nuri Can, Batı Avrupa’da yaşayan yazarların doğal olarak yaşadıkları ülkelerin izlerini çalışmalarına yansıtacaklarını, ancak bunun Türk Edebiyatı dışında bir nitelemeyi gerektirmediğini kaydetti.

Yazar Sadık Yemni ise bu tartışmalardan kurtulmanın yolunun başarılı olmaktan ve yazarın kendisini hem Türkiye’de, hem de Avrupa ülkelerinde kabul ettirmesinden geçtiğini belirtti. Yemni, Avrupa ülkelerinde kurumsallaştırılarak düzenlenecek öykü, şiir, roman şeklindeki yarışmaların, bu ülkelerde Türk toplumundan çok sayıda yeni yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlayacağını ve kendisinin bu işaretleri gördüğünü söyledi. Yemni, “Geleceğin ‘Kafka’ları Türkler arasından çıkacaktır” dedi.

İletişim kopukluğu var

Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden Fazıl Sağlam ise “göçmen edebiyatı” kavramının Türkiye’de akademik çevrelerde kullanıldığını ve burada dile getirilenden farklı algılandığını söyledi. Bu tanımın oturduğu belli temel bulunduğunu ifade eden Sağlam, 9 Eylül Üniversitesi’nin bu tanımlamayı kullandığını ve ders kitaplarında da böyle geçtiğini belirtti.

Fazıl Sağlam, bu noktada Batı Avrupa’daki yazarlar ile Türkiye’deki edebiyat dünyası arasında iletişim kopukluğu bulunduğunu belirterek, bu tartışmaların daha iyi ilişki ve sürekli temasla hak ettiği yere oturtulacağına inandığını, ancak şu anda hem Türkiye’deki akademik çevrelerde, hem de yurtdışındaki yazarlar arasında bu konuda kafaların biraz karışık olduğunu anlattı.

Sağlam, Avrupa ülkelerinde ortaya çıkarılan edebiyat çalışmalarının henüz dökümü bulunmadığını da belirtti ve bu noktada kendi üniversitesinin işbirliğine hazır olduğunu kaydetti.

Toplantıya Macaristan’dan katılan Türkolog Bayan Maria Nyiri, Orta Avrupa ve ülkesinde Türkçenin gramer açısından kullanımı konusunda görüşlerini dile getirdi.

Toplantıda daha sonra şairler şiirlerinden dörtlükler okudu.

Haber: Dergibi

09.07.2005

http://www.dergibi.com/haber/ayrinti.asp?id=564

Bir Yanıt 'HOLLANDA YAZARLAR / KULÜBÜ'

Yorumlara abone ol: RSS veya Geri İzleme 'HOLLANDA YAZARLAR / KULÜBÜ'.

  1. seyfullah demiş,

    sa.yazı ve yapılan faaliyetler güzel ve gögsümüzü kabartıcı işler.ama yeni bi şeyler yok.faaliyetlere devam etmek lazım. çünkü su uyur düşman uyumaz bunu biliyoruz bizim olan yerlere bizden olanlara sahip çıkmak lazım.başkaları sahip çıkmadan.onlar üzülmeden ve mahzun olmadan.faaliyetlerinizde başarılarve devamlılık dilegiyle ALLAH a emanet olun


Yorum Yapın